Deutsche Kinderbücher

Etiketler

4 Mart 2019 Pazartesi

İp Baskısı

                         
İp baskısını yapmayan var mı aramızda? Varsa hemen bir kutu sulu boya, yaklaşık yarım metre ip ve bir kağıdımız varsa hemen başlayabiliriz. Biz bu akşam Eymen ile birlikte bu çalışmayı yaptık ve çok da eğlendik. Benim küçüklüğümün en güzel resim dersleri, patates baskısı ve ip baskısıyla olmuştur. Baktım da, oğlumun sınıfında bu tür çalışmalara nedense pek yer verilmiyor. Ben de evde birlikte yapmaya karar verdim. Hem çok basit, hem de çok eğlenceli oldu. Bu çalışma için yapmamız gereken tek şey, ipi farklı renklerde boyamak ve ortadan ikiye katlamış olduğumuz kağıdın arasına gelişigüzel koymak. Daha sonra ipin dışarıda kalan ucunu hızlıca çekmek. İşte hepsi bu kadar. Küçük yaştaki çocuklarla da anne yardımıyla çok güzel yapılabilir. Yapacak olan herkese bol eğlenceler 🎨



2 Mart 2019 Cumartesi

Türk Kültürü




Dün akşam okuldan geldikten sonra, Eymen bana "Türk kültürü deyince aklına ne geliyor?" diye sordu. Normalde bu tür soruları pek sormadığından şaşırdım. Daha sonra aklıma gelenleri sıraladım. Neden sorduğunu da merak ettim ama "öylesine" deyip geçiştirdi. Ben mutfaktayken içeri doğru kafamı uzattığımda Eren legolarıyla oynuyordu. Bu sıralar en sevdiği oyuncağı legoları. Yapıyor, bozuyor değişik şeyler tasarlıyor,eğleniyor. Bu benim de çok hoşuma gidiyor. Eymen de çalışma masasında oturmuş, birşeyler yapıyordu. Yemek hazır olunca, hepsi mutfağa geldi ve birlikte yemeğimizi yedik. Mutfakta işimiz bitince, hepimiz içeri geçtik ve Eren legolarına, Eymen de çalışma masasına geri döndü. Ne yaptığına bakmak istediğimde, göstermek istemedi. Ben de çok üstelemedim. Okumam gereken birkaç yazı vardı. Onları okurken, Eymen bana seslendi ve bu güzel resmi gösterdi. Öğretmenleri, Türk kültürü hakkında bir resim yapmalarını istemiş. Ben de bana ilk sorduğunda, aklıma gelen ilk birkaç şeyi sıralamıştım. Benim sıraladıklarımı resme aktarmış. Çok çok da beğendim. Tabi ödev olduğunu bilseydim, biraz daha ekleme yapardım. Ancak üçüncü sınıf öğrencisi için bu da gayet güzel. Değil mi?

28 Şubat 2019 Perşembe

28 Days Blog Challange 28



28. Bugün meydan okumanın son günü, neler oldu, koca bir ay nasıl geçti, meydan okuma nasıldı merak ettim..

Sevgili Ezgi'nin başlatmış olduğu bu meydan okumaya katılıp katılmama konusunda kararsızdım. Aslında katılmayı çok istiyordum ama her güne bir yazı yetiştiremem diye de korkuyordum. En sonunda cesaretimi toplayıp, katılmaya karar verdim. İyi ki de katılmışım. 28 gün boyunca, kendimde büyük bir sorumluluk hissedip yazı yazma ve diğer blog arkadaşlarımın yazılarını da bu sayede takip edebilme fırsatı buldum. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, bu 28 gün hem çok eğlenceli, hem de çok verimli geçti. Ama ne yalan söyleyeyim, bazen günlük hayattaki yoğunluktan yazmaya fırsat bulamayacağım diye korktum. Hatta iki günlük küçük bir hastane maceram da oldu. Ancak hepsine rağmen hiç ara vermeden, her gün yazdım ve bu meydan okumayı başarıyla bitirmiş oldum. 👏👏👏
Aslında Ezgi'nin hazırlamış olduğu bu sorularla hem kendimizi, hem de blog arkadaşlarımızı daha güzel tanımış olduk diye düşünüyorum. Takıntılarımızı, arızalarımızı, eksikliklerimizi birbirimizle paylaştık ve böylece birbirimizle daha sıkı bir bağ kurduk diyebilirim. 

TEŞEKKÜRLER EZGİ






27 Şubat 2019 Çarşamba

28 Days Blog Challange 27



27. Bazı günler enerjin düşük uyanırsın ya da birşey olur modun düşer. Ne yaparsın da toplarsın? Var mı sihirli bir kaç önerin ?

Genellikle önemli bir işim olmadığı günler hep üzerimde bir yorgunluk, halsizlik, miskinlik olur. Canım hiçbir şey yapmak istemez. Tembellik had safhaya ulaşır. Ama yapmam gereken bir iş olursa, full enerji ile güne başlarım. 

Böyle tembel günlerimde, beni toparlayacak tek şey büyük bir fincan Türk kahvesi. O minik fincanlar kesmez beni. Büyük olacak☕️. Onu içtikten sonra biraz canlanırım. Sonra güzel bir film açarım. Bütün enerjim yerine gelir. Yeter ki sağlık olsun🙏 Gerisi yağmur gibi gelip geçici💦

26 Şubat 2019 Salı

28 Days Blog Challange 26




26. Maddi ya da manevi neye ihtiyacın var ?

Düşündüm ve bulamadım. Demek ki şükür hiçbir şeye ihtiyacım yok. Tabi insanoğlu olandan hep fazlasını ister. Şöyle birkaç milyon Euro olsa hiç fena olmaz. 💶💶💶💶

Bunların dışında benim, ailemin ve tüm sevdiklerimin sağlığının devamı, huzuru, bereketi hiç eksilmesin, çoğaldıkça çoğalsın. En önemlisi bunlar❤️

25 Şubat 2019 Pazartesi

28 Days Blog Challange 25




25. Alfabe oyunu gibi düşün. A-Z ye sevdiğim şeyler listesi. A denince aklına ilk ne geldi mesela ? Böyle tüm alfabeyi hazırla bakalım.

Ailem👨‍👩‍👦‍👦
Başarı🏆
Ceviz
Çikolata🍫
Dondurma🍧
Eymen+Eren❤️
Fındıklı latte
Gözleme
Hediye🎁
Ihlamur
İstanbul🇹🇷
Jelibon
Kahve+kitap☕️+📕
Lahana sarması
Mehmet (eşim)❤️
Nar
Okumak📕📗
Özgürlük
Patlamış mısır 🍿
Resim yapmak🎨
Seyahat✈️
Şarkılar 🎼
Türkiyem🇹🇷
Uyumak 🛌
Üzümlü kurabiye🍪
Video çekmek 🎥
Yazmak ✍🏻📝
Zeytinli açma

24 Şubat 2019 Pazar

28 Days Blog Challange 24


24. Farklı şehirlerdeyiz ya da aynı yerde bile olsak herkesin önerisi kendine özel olur eminim. Bulunduğun şehir ile ilgili öneri listesi şahane olur bence. Bir günüm var neler yapabilirim orada ? Nerede leziz birşeyler yiyebilirim bir düşün bakalım ?

 

Bir gün yolunuz Berlin'e düşerse, tabii ki öncelikle blog arkadaşınız olan benimle yüz yüze tanışıp, beraber güzel bir gün geçirmenizi isterim. 
Eşimle beraber sık sık kahvaltı yaptığımız Peri Restorant ilk durağımız olur. Kahvaltısı güzel, çeşit fazla, seçenek çok👍.



Güzel bir kahvaltının ardından, Berlin'in sembolü sayılan Brandenburger Tor ve ardından Fernsehturm'a gider, gezer ve bol bol fotoğraf çekeriz.


Eğer müze seven bir blog arkadaşımsa gelen, burada Müzeler Adası (Museuminsel) adı verilen bir yer var. Bir sürü görülmeye değer müze burada peşpeşe sıralanmış, ziyaretçilerini bekliyor. Kesin oraya gideriz.





Bu kadar kestikten sonra kesin acıkmışızdır. Öğlen yemeğimizi Berlin'de "Küçük İstanbul" adı verilen Kreuzberg semtinde yeriz. Adım başı Türkler'le karşılaşacağımız bir semt. Doktoru, marketi, eczanesi, kuaförü, yani aklınıza gelebilecek ve ihtiyaç duyulabilecek her şeyi Türkçe dilinde, hatta Türkler'le halledebilirsiniz. Burada  "Hasır Restorant" oldukça meşhurdur. Yemekleri güzel ve temiz. Tercihimiz sanırım burası olur.




Yemek sonrası, bu semtte küçük bir gezinti yaparız. Hatta bu semtte salı ve cuma günleri Türk pazarı da kuruluyor. Aynı Türkiye'deki gibi. Sebze-meyve, kumaş, ıvır zıvır her şey var. 
Hazır buraya gelmişken, Berlin Duvarı kalıntılarına da bakmaya gideriz.




Buranın ardından, belki alışveriş yapmak isteyebiliriz. Bunun için de Potsdamer Platz'a gideriz. Biraz da hediyelik eşya alırız. Sonra bence  kesin yorulmuş oluruz. Köşedeki Starbucks'da fındıklı latte içer, yorgunluğumuzu atar, günün değerlendirmesini yaparız. 
Aslında gezeceğimiz daha çok yer var ama vaktimiz yetmez. Eğer biraz vakit kalırsa, kanalda tekne turu yapıp, gezilecek ve görülecek birçok yeri bu tur aracılığı ile görmüş oluruz.





Akşam yemeğine de evimde misafir etmek isterim. Ellerimle hazırladığım yemeklerden tattırmadan, misafirimi yollamam. 💕