Deutsche Kinderbücher

Etiketler

2-3 yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2-3 yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2018 Cumartesi

Yaralı Çocuk ve Yara Bandı





Çocukların küçük parmak kaslarını geliştirmenin en güzel yöntemlerinden bir tanesi de yara bandı açmaktır. Bu işlem biz büyükler için çok kolay bir iş olarak görünmesine karşın, çocuklar için oldukça zor bir eylemdir. Yara bandını açarak ve bu açtığı bandı yapıştırarak çocukların parmak kasları epeyce gelişir. Tabii ki bunu monoton bir şekilde yapmak, çocuklara pek de heyecanlı gelmeyebilir. Bunu küçük bir oyunla desteklersek, hem heyecanlı, hem eğlenceli, hem de oldukça eğitici olabilir.
Bunun için ben hemen beyaz bir kağıda, yaralı bir çocuk resmi çizdim. Çocuğun her yarasını, farklı bir şekille belirttim. Bu şekillerin aynısını, yara bantlarının üzerine de çizdim. Eren'e hangi yara bandının hangi yaraya ait olduğunu bulmasını söyledim. Çok eğlenerek yaptı. Gerçekten de, yara bantlarını açmakta biraz zorlansa da, kendi kendine uğraşarak başardı. Bütün bantları yapıştırdıktan sonra, bu şeklimize bir de hikaye oluşturduk.
Ben Eren'e, "Bu çocuk neden böyle yaralanmış?" Diye sordum. O da bana "Galiba bisikletten düşmüş" dedi. (Sanırım bu sıralar bisikletle fazlaca oyalandığından, aklına hemen bisiklet geldi.) 
"Nereleri acımış?" Diye sorarak, kelime dağarcığının ne kadar geniş olduğunu kontrol ettim. "Omuz" haricinde hepsini bildi. Yani bugün bu aktivite sayesinde yeni bir kelime de öğrenmiş oldu. 
"Bantları yapıştırdıktan sonra iyileşmiş midir?" diye sordum. O da "Evet, iyileşmiştir. Artık acımaz." Diye cevap verdi ve küçük hikayemizi mutlu sonla tamamlamış olduk. 
Hazırlaması sadece 2 dakikamızı alan bu çalışma, çocuklar için gerçekten hem fiziksel, hem duygusal, hem de zihinsel olarak çok güzel bir aktivite.  Bu çalışma ile birlikte çocukların, başta da söylemiş olduğum gibi hem parmak kasları, hem el göz koordinasyonları, hem dikkatleri  hem de eşleştirme becerileri gelişecektir. Bu yüzden bu çalışmayı her anne-baba için tavsiye ediyorum. Gerekli olan malzemelerimiz ise, her evde bulunabilecek olan kağıt, kalem ve yara bandı. Yapacak olanlara "kolay gelsin" ve "bol eğlenceler" diliyorum.













12 Temmuz 2018 Perşembe

Üflemeli Resim Boyama


Yine çocuklarla birlikte yapılabilecek mükemmel bir ev etkinliği ile karşınızdayız. Üfleyerek resim boyama: 
Hem farklı bir boyama tekniği, hem nefes egzersizi, hem de eğlenceli dakikalar. Daha ne olsun😉 

Ayrıca gerekli olan malzemelerimiz ise her evde bulunabilecek, sulu boya, fırça, su ve pipet. Tabii ki bir de resmimizi yapmak için boş bir resim kağıdı. Gerisi hayal gücünüze kalmış. Biz en basitinden bir güneş yaptık. 

 


Bu çalışmayı yapmak için, önce güneşin ana hattı olan yuvarlak kısmını ben sulu boyayla bol sulu olarak çizdim. Sonra oğlumun eline pipeti verdim ve üfleyerek güneşin ışınlarını oluşturmasını istedim. Çok eğlenerek ve isteyerek yaptı. Daha sonrada güneşe beraberce göz ve ağız yaptık.
En son ise fırça ve boyayı tamamen eline geçirip, istediği gibi boyalarla dans etti diyebilirim.
 

Tabii ki çocuğunuzun yaşına göre daha detaylı ve zor bir figür yapabilirsiniz. Benim oğlum iki buçuk yaşında olduğu için güneş çizimi bizim için ideal oldu.
Herkese tavsiye ediyorum ve yapacak olanlara bol eğlenceler diliyorum.

13 Haziran 2018 Çarşamba

Eldiven Kafa😊

Çocuğunuzla hem nefes egzersizi hem eğlenceli dakikalar geçirebileceğiniz bir aktivite yapmak ister misiniz? Cevap "Evet" ise, hemen plastik bir eldiven, bir pipet ve bir adet kağıt bardak tedarik ederek, bu güzel çalışmayı yapabilirsiniz. Biz yaptık ve oldukça da eğlendik, bu yüzden sizlere de tavsiye ediyoruz. 
2,5 yaşındaki oğlum Eren, oyuncakları dışında en çok mutfak eşyaları ile oynamayı sever. Mutfakta eline ne geçirirse, onunla keyifle oynar. Dün akşam da bir adet kağıt bardak yakalamış, oynuyordu. Mutfaktaki son kağıt bardak olduğu için, onu parçalamadan, eğlenceli bir aktivite yapalım dedim. Kağıt bardağın ortasından minik bir delik açıp pipetimizi içine soktuk. Plastik eldiveni de bardağımızın ağzına geçirdik. Daha eğlenceli olması açısından da eldivenimizin üzerine göz, ağız ve burun çizdik. Bundan sonrası tamamen eğlence. Çocuğunuz pipeti üfledikçe, eldiven balon gibi şişecek ve inecektir. Üzerindeki ağız, burun ve göz şekilleri de belirince çok güzel bir görüntü ortaya çıkacaktır. Çocuğunuz keyifle, zevkle eğlenceli dakikalar geçirecektir. 




9 Haziran 2018 Cumartesi

Balkon Oyunu☀️

Yine bir balkon oyunu daha. ☀️⛱
Havaların güzel olması ile birlikte çocuklarla balkonda daha fazla vakit geçirmek hem benim için, hem de onlar için daha keyif verici oldu. Hafta içi okula giderken zorla uyanan çocuklar, hafta sonları maşallah sabah saat 6:00'da ayaktalar. Tabi çocuğun doğasında sürekli oyun isteği var. Odada legolarla biraz oynadıktan sonra, biraz da balkonda oynayalım dedim. Ama sürekli legoları yapıp bozmak sanırım sıkıcı geldi, pek mutlu olmadılar. Ben de hemen iki tane küçük leğen getirdim ve birisini yarıya kadar suyla doldurdum.İçine de legoları koydum. Oğlumun eline de bir tane delikli kepçe verdim. Legoları su dolu kovadan boş olan leğene aktarmasını söyledim. Zaten suyla oynayacağını fark edince bir sevinç çığlığı attı, üstüne bir de legolar ve kepçe gelince, sevinçten gözlerinin içi parladı. Abartısız yarım saatten fazla hiç dikkatini dağıtmadan bunlarla oynadı. Dolu kovadan boş kovaya aktardı, aktardıklarını diğer kovaya tekrardan döktü. Legoları diğer kovaya aktarırken, kepçedeki legoların renklerini de beraberce söyledik ve böylece renk alıştırması da yapmış olduk. Hiç sıkılmadan, keyifle ve heyecanla bir balkon oyunu gerçekleştirmiş olduk. Yaz aylarında çocukların balkonda (evin ıslanmaması için, balkon mükemmel bir çözüm) oynayabileceği bu sulu ve eğlenceli oyunu tüm annelere, ebeveynlere tavsiye ediyorum.

 

Çocuğunuz keyifle oyununu oynarken, sizler de benim gibi balkonda kitap okuma keyfi yapabilirsiniz.




5 Haziran 2018 Salı

Spagetti Yollar


Dün akşam Eymen ısrarla spagetti yemek istediğini söyleyince, küçük bir tencerede yapmaya karar verdim. Su kaynayana kadar, spagetti paketini tezgahın üzerine bırakıp, yarım kalan çamaşırları katlamaya devam ettim. Mutfağa geri döndüğümde, Eren spagetti paketinin içerisinden bir avuç çıkarmış, bazılarını kırmış yerlerde, bazıları da ağzında kıtır kıtır yemeye çalışıyor. Elinden almaya çalıştıysam da başarılı olamadım. "Benim, vermem" diye bağırıyor, ortalığı birbirine katıyor. Eymen küçükken onunla bol bol yaptığımız bir aktivite aklıma geldi. Boş bir kağıdın üzerine minik minik, en basitinden ev resimleri çizdim ve kağıdı masanın üzerine koydum. Eren'i hemen yanıma çağırdım. Ona masanın üzerindeki kağıdın bir sokak olduğunu ve bu sokakta bir sürü ev olduğunu söyledim. Paketin içerisinden bir avuç daha spagetti çıkarttım ve onun önüne koydum. Hemen gözleri parladı.Ama bu spagettileri kırmadan, bu evlerin arasına yol yapması gerektiğini söyledim. Her evin yanında mutlaka bir yol olması gerektiğini, yoksa insanların evlerine gidemeyeceğini söyledim. İlk yolu ben yaptım. Daha sonrakileri de Eren tamamladı. Küçük bir mühendislik harikası ortaya çıktı. Eymen'in yemeği pişene kadar, Eren'le dikkat geliştiren, eğlenceli ve güzel bir çalışma yapmış olduk. Eren, farkında olmadan ilk krokisini çizmiş oldu. Hazırlaması çok basit, malzemesi her evde bulunan bu aktiviteyi tüm annelere tavsiye ediyorum.


31 Mayıs 2018 Perşembe

Işık Nasıl Kırılır?



Oğlum masanın başında, elinde su bardağı ile dakikalarca oyalanırken, hemen elime küçük bir kağıt parçası alıp üzerine küçük bir ok çizdim. Sonra elimdeki kağıdı su bardağının önüne koydum ve oğluma bunun ne olduğunu sordum. O da bana çok rahat bir şekilde "ok işareti" olduğunu söyledi. Ben de bu okun ne tarafa doğru baktığını sorduğumda, bana "kapıya doğru" diye cevap verdi. Ben de ona "Evet doğru, kapıya doğru yani sağ tarafa doğru bakıyor" dedim. Daha sonra kağıdımı bardağın arka tarafına koydum ve oğluma bir değişiklik görüp görmediğini sordum. Tabii ki görüyordu ve şaşkınlıkla "Aaaaa nasıl yaptın?" Diye bağırmaya başladı. Kağıda çizmiş olduğum ok, bardağın arka tarafında şimdi sağa değil, sola doğru bakıyordu. Ben de oğluma kağıttaki okun şimdi kapıya değil, duvara doğru baktığını ve bu tarafın sol olduğunu söyledim. Böylece sağ ve sol kavramlarını hafızasına daha iyi yerleştirmesini sağladım. Bunun nasıl olduğu konusuna geldiğimizde ise, ışığın her ortamda kırılmaya uğradığını ve böylece, kağıdımızdaki okun farklı yöne baktığını söyledim. Biraz daha genişleterek, ışığın önce havaya, sonra bardağın camına, sonra suya, sonra tekrar bardağın arka camına ve havaya uğradığını ve her defasında kırılarak, arkasındaki görüntüyü ters gösterdiğini anlattım. Belki açıklamayı %100 anlamamış olsa bile, konuyu kesinlikle hafızasına yerleştirdi ve ışığın kırılması konusuyla ilgili ön bilgi sahibi olmuş oldu. Ayrıca yukarıda da bahsetmiş olduğum gibi sağ ve sol kavramlarını pekiştirdi. Yapımı, anlatımı, gösterimi çok basit olan bu küçük deneyimizi bütün annelere, ebeveynlere tavsiye ederim. Yapacak olanlara kolay gelsin😊








26 Mayıs 2018 Cumartesi

Peçete Baskısı




Bugün Eren'le birlikte çok eğlenceli bir çalışma yaptık. Eğlenceli olduğu kadar da basit ve eğiticiydi. Parmak kaslarının gelişimini ve el-göz koordinasyonunu destekleyici bir çalışma olduğundan dolayı da oldukça faydalı olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca rengarenk kalemler kullanıldığı için, ayrı bir heves ve istekle yapılan bu çalışmayı tüm ebeveynlere tavsiye ediyorum. İlkokula başlamadan önce yapılan bu tür kalem tutma becerileri ve çizgi çalışmaları, çocuğun kendisine güven duygusunu da geliştireceğinden kişilik gelişimine de oldukça katkı sağlıyor.

Aktivitemiz için gerekli olan malzemelerimiz:

-Bir parça peçete ya da kağıt havlu parçası
-Renkli keçeli kalemler
-Kağıt


  

Aktivitemizin yapımı ise çok çok basit:

Öncelikle peçeteyi kağıdımızın üzerine koyuyoruz. Daha sonra peçetenin üzerine keçeli kalemlerle çizgisel şekiller yapıyoruz. Peçeteyi kaldırdığımızda kağıdın üzerine küçük küçük noktacıklı izler çıkmış oluyor. Bundan sonraki görev çocuğunuzda. Çocuğunuz bu izlerin üzerinden, rengine göre keçeli kalemlerle geçiyor ve aktivitemizi başarıyla tamamlıyor.
















23 Mayıs 2018 Çarşamba

Tahta Çubuklarla Matematik / Geometri



Elimde bulunan tahta çubukları dibine kadar kullanmaya karar verdiğimden dolayı, bu defa Eymen ve Eren'le birlikte biraz matematik ve geometri çalıştık. Tahta çubukların bir kısmıyla Eren için geometrik şekiller hazırlayıp, isimlerini sesli olarak telaffuz ettik.  Bu sayede bazı temel geometrik cisimlerin isimlerini duyarak ve görerek öğrenmiş oldu. Daha sonra bunları bozup, birkaç defa beraberce yaptık ve isimlerini birlikte tekrarladık.


Tahta çubuklarımız





üçgen
üçgen






kare





üçgen+kare=ev




dikdörtgen




dikdörtgen+üçgen+kare




Yoğun istek üzerine bir tane de yıldız yaptık


22 Mayıs 2018 Salı

Tahta Çubuklardan Puzzel Yapımı

Dün akşam Eymen ödevini yaparken, Eren'in sıkıldığını ve onu rahatsız etmeye çalıştığını anlayınca, uzun zamandır evde olan tahta çubukları elime alıp,Eren'le değişik bir şeyler yapmak istedim. Aslında bu çubukları uzun zamandır bu düşüncemi gerçekleştirmek için saklıyordum ama bir türlü sıra gelmedi. Kısmet bu güneymiş.
Öncelikle tahta çubukları Eren'in önüne döktüm ve onları numaralandırdım.






Onlarla güzel bir şey yapacağımızı söyledim. O da önünde farklı materyalleri görünce abisinden uzaklaştı ve onu rahat bırakarak, benim yanıma geldi. Bu sayede Eymen rahatça kendi dersine yoğunlaşabildi. Ayrıca  bu çalışmayla Eren'le dün yapmış olduğumuz matematik çalışmasını da pekiştireceğimizi düşündüm. burada

Aktivitemiz aslında çok basit. Ben önce, evdeki dergilerden bir resim kestim. (Aslında evdeki fotoğraflardan kullanacaktım ama, keseceğimiz için kıyamadım ve dergi resmi kullanmaya karar verdim.)





Daha sonra tahta çubukları 1'den itibaren sıralayarak aralıklı olarak dizdim ve üzerlerine yapıştırıcı sürüp, resmi onun üzerine kapattım.



Sonra, resmi çubukların arasından kestim ve karışık bir şekilde Eren'in önüne koydum. 




Bundan sonra top Eren'in elinde. Deneye deneye puzzelimizi tamamladık. Bu arada sayı da saymış olduk. Hem de çok eğlendik. Eymen de rahatsız edilmeden ödevini tamamlamış oldu. Herkese tavsiye edebileceğim, güzel bir aktivite olmuş oldu. 














21 Mayıs 2018 Pazartesi

Çocuklara Erken Yaşta Matematik Eğitimi

Dün okumuş olduğum Child Development dergisinde yayınlanan bir araştırma haberine göre, annelerin erken yaştaki desteği, çocukların ileriki yaşamlarında matematik başarısını oldukça artırıyormuş. Özellikle cisimlerin miktarlarının gösterildiği oyunlarla desteklenen çocukların gerek okul, gerekse sosyal yaşamda daha başarılı oldukları ortaya koyuluyor. 
Boston’daki Lynch Eğitim Kurumu Gelişimsel ve Eğitimsel Psikoloji Fahri Profesörü Beth Casey' e göre çoğu çocuk anlamını dahi bilmeden 1’den 10’a kadar sayabiliyor. 
Ebeveynlerin çocuklara cisimleri 1, 2 veya 3’erli gruplar halinde tanıtmaları, gösterdikleri yerde kaç adet obje olduğunu söylemeye teşvik etmelerinin, başarının altın anahtarı olduğunu savunuyor.  Mesela, "Bana oradan 2 adet kaşık verir misin?" Diyerek çocuğa iki adet kaşığı gösterdiğinde, çocuk 2'yi algılamış ve bu örnekler çoğaldığında, otomatik olarak 2'yi öğrenmiş olacaktır, diyor. 
 Tabi bunu duyan ben, hemen Eren'le küçük bir çalışma yaptım. Öncelikle bir A4 kağıdının üzerine yuvarlaklar çizip, içerisine birden altıya kadar sayıları yazdım. Daha sonra mutfaktan getirmiş olduğum bir avuç kuru fasulyeyi  kağıdın üzerindeki rakamlara göre yerleştirdim.  Yerleştirirken de sayıları sesli olarak tekrar ettim.  Bunu birkaç defa yaptıktan sonra fasulyeleri Eren'in eline verip birlikte yerleştirdik ve yine beraberce sayıları tekrar ettik. Onun çok hoşuna giden, beni hiç yormayan, hatta eğlendiren; bu yüzden tüm annelere tavsiye edebileceğim güzel bir çalışma oldu.
Bu çalışma için gerekli olan malzemelerimiz:

Bir adet A4 kağıdı
Kalem
Bir avuç kuru fasulye, nohut ya da benzeri madde










































20 Mayıs 2018 Pazar

Spor ve Çocuk




Sağlıklı yaşamın altın kurallarından bir tanesi olan sporun insan vücuduna hem psikolojik hem de fizyolojik olarak olumlu etkileri yadsınamayacak kadar büyüktür. Düzenli olarak spor yapan kişiler, özellikle de çocuklar daha sağlıklı gelişirler. Spor yaparken, vücudun hem bedensel fonksiyonları hem de beyin fonksiyonları desteklenmiş ve gelişmiş olur. Ayrıca spor yaparken sarf edilen fiziksel efor ise, çocukların ya da yetişkinlerin daha az stres yaşamalarını sağlayarak depresyon, kaygı ve bunun gibi bir çok olumsuz durumlardan daha az etkilenmelerine sebep olur. Tüm bunların yanında, spor ile ilgilenen çocukların özgüveni daha yüksek olur ve sosyalleşmeleri kolaylaşır. Takım halinde yapılan spor dallarında ise çocuklar, kazanma ve kaybetmenin doğal bir sonuç olduğunu öğrenerek, hayatlarındaki zorluklarla daha iyi mücadele yeteneği kazanırlar. 
Tüm bunların gerçekleşebilmesi için ailelere düşen görevler de büyüktür. Büyüktür ama kolaydır. Örneğin ilk başta spor yaparak herkes çocuğuna örnek olabilir. Çünkü çocuklar hayata hazırlanırken gördükleri ve örnek aldıkları ilk modeller anne ve babalarıdır. Hem böylelikle kendileri de, sporun yukarıda bahsetmiş olduğum bütün avantajlarından yararlanabilirler. Tabi bunu yaparken çocuğun fiziksel yetenekleri ve kapasitesinin farkında olup, buna göre hedefler belirlemek gerekir. Yoksa çocuğu spora yönlendireyim derken, uzaklaştırmaya sebep olabilir. 
Tabii ki çocuk için en eğlenceli olan kısımlardan bir tanesi de evde, okulda veya dışarıda ailece sportif aktivitelere katılmaktır. Bu sayede hem çocuğunuzu spor yaparken izleme, hem başarısını destekleme, hem de kaybettiğinde sarılarak manevi birlikteliğinizi hissettirebilme şansını yakalayabilirsiniz. 

Tüm bunları göz önünde bulundurarak, dün evimize çok yakın bir alanda yapılan çocuk festivaline katıldık. Amaç oradaki çeşitli aktivitelere katılmaktı. Beklediğimizden daha eğlenceli ve verimli geçti diyebilirim. Bir çok spor dalı oyunlaştırılarak ve yarışma formatı verilerek çocuklara sunuldu. Basketbol, voleybol, futbol, denge yürüyüşleri ve bir çok spor çeşidiyle mükemmel bir organizasyon oldu. Bu sayede çocuklarla birlikte güzel bir gün geçirmiş olduk.


Günümüzden birkaç fotoğraf: