Deutsche Kinderbücher

Etiketler

21 Ağustos 2018 Salı

İyi Bayramlar


 Güzel bir yaz tatili sonrası, dün okulların açılması ile birlikte zorlu bir maratonun başlangıcını yaptık. Herkese sağlık, başarı, mutluluk ve tabii ki iyi bayramlar diliyorum.


Hayata rasgele serpiştirilmiş ilahi ikramlar, kıymet bilen kullara her daim bayram yaşatır. 
Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan... 
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık... 
Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır. 
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "Çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek... 
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır. 
Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır. 
Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır. 
Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle... 
Vuslat da bayramdır öte yandan... 
Endişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda ansızın sesini duymak, deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır. 
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır. 
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır. 
"Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır. Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram... 
Yeni bir sözcük öğrenmek, bir tünelin sonuna gelmek, müzmin bir işin kapısını çarpıp uzun bir yola çıkıvermek bayramdır. 
Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek, gereğinde haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır. 
Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır. 
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır. 
Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayram, ilk adım, ilk yazı, ilk karne bayram... 
Güne gülümseyerek başlamak bayramdır. 
"İyi ki yanımdasın" bayram, "Her şeyi sana borçluyum" Bayram, "Hiç pişman değilim" bayram... 
Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır. 
Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır. 
Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram... 

Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur. 

Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler. 
Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır. 
Can Yücel

Her gününüz bayram olsun.
Kurban bayramınız mübarek olsun.

26 Temmuz 2018 Perşembe

Çocuk İşçiliği




Çocuk işçiliğine kesinlikle hayır! Ancak çocukların yaş seviyelerine göre, ev içerisinde ya da dışarıda bir takım  işlerin ucundan tutmasını kesinlikle çok önemsiyorum. Herkes başarılı, zeki, kariyer sahibi bir çocuk sahibi olmak ister. Bunun için bir çok uğraş verir. Pahalı özel okullar, ek dersler, en prestijli dershaneler, vb.  Sonuçta çocuk çok başarılı bir avukat, saygın bir mühendis, kaliteli bir doktor da olabilir. Ancak bir kavanoz kapağını açamayan, duvara bir çivi çakamayan, kendi söküğünü dikemeyen,  hatta bir yumurta kırıp pişiremeyen birçok yetişkin  tanıyorum. Bunların birçoğu da yukarıda bahsetmiş olduğum meslek gruplarından. Fizik, kimya, biyoloji, matematik, İngilizce, Almanca vb. belli bir yaştan sonra da öğrenilebiliyor. Ancak bazı temel beceriler küçüklükte kazanılmalı. Bunun temeli de kesinlikle çocuklukta atılmalı. Tabii ki çocuklar kazma-kürek ile yorulasıysa çalıştırılmamalı, sarmalar, dolmalar yaptırılmamalı.  Evin ihtiyaçları çocuğa karşılattırılmamalı. Ancak yukarıda da söylemiş olduğum gibi; temel bilgiler, beceriler kazandırılmalı, gösterilmeli, öğretilmeli.





23 Temmuz 2018 Pazartesi

Karpuz Yeme Yarışması🍉🍉

Oğlum Eren, yemek konusunda oldukça seçici bir çocuktur. Bazen ne yapsam da, inat ettiyse yediremem. Bunu ancak küçük oyunlarla atlatabiliyorum. Mesela bugün kahvaltı sonrası ara öğün olarak karpuz keseyim dedim. Beni, daha karpuzu keserken gören Eren, "ben istemiyorum" diye bağırmaya başladı. Benim de aklıma değişik bir fikir geldi. Ben en iyisi bu karpuzu küçük küçük dilim yapmayayım, böyle kabuklu büyük dilimle önlerine koyayım dedim. Karpuzu büyük dilimler halinde kestim. 🍉🍉Masaya koydum ve çocukları çağırdım. "Hiç elinizi sürmeden, bu karpuzları yiyebilir misiniz?" Diye sordum. Eymen yaşça büyük olduğu için, rahatça yiyebileceğini söyledi. Eren'de hala bir inat! "Ben istemiyorum" diye bağırdı. Ama abisi ellerini sürmeden karpuz yemeye başlayınca, Eren de ona bakıp heveslendi ve benim hiç ısrar etmeme gerek kalmadan, kendisi yemeye başladı. Hem de öyle bir yedi ki, karpuzunun bitiminde tanınmaz hale geldi😋
Kimin kazandığına gelince: Tabii ki Eymen kazanacaktı, ancak biraz pembe hile yaptık. Eymen uzun uzun bekleyerek yedi ve Eren'i kazandırdık. Tabi bu Eymen'in fikriydi. Kardeşine jest yapmak istedi, ben de hiç karışmadım. Sonuçta ikisini de alkışladık ve böylece bir karpuz macerasının sonuna geldik. Tabii ki mutlu son🍉


22 Temmuz 2018 Pazar

Soğan Baskısı

Okul sıralarında iken hemen hemen hepimizin yapmış olduğu soğan baskısı ile bugün tanışan oğlum, bunu çok eğlenceli buldu. Aslında soğanı salata için kullanacaktım. Ama bütün bir soğan değil de, yarım soğan kullanacağım için, diğer yarısını  çöpe atmaya kıyamadım, bari soğan baskısı ile değerlendireyim dedim. Çok da iyi yapmışım. Hem oğlum eğlenceli dakikalar geçirmiş, hem de soğan ziyan olmamış oldu. Başta da söylemiş olduğum gibi, soğan baskısını bilmeyenimiz yoktur herhalde. Ancak bilmeyenler için kısaca anlatayım. Soğanı ortadan ikiye kesiyoruz. Daha sonra üzerini sulu boya ile istediğimiz renkte boyuyoruz. En son olarak ise soğanın  boyadığınız kısmını, boş bir kağıdın üzerine bastırıyoruz. İşte bu kadar. Yapacak olanlara kolay gelsin.
  






21 Temmuz 2018 Cumartesi

Babalar ve Oğulları




Bugün evde yoğun çalışmam gerektiğinden dolayı, eşim iki oğlumu da alarak "Babalar ve Oğullar" günü yaptı. Önce beraberce kahvaltı yapmışlar, daha sonra biraz dolaşıp sinemaya gitmişler. Babaların, çocukların hem zihinsel, hem de duygusal gelişimi üzerinde kesinlikle çok büyük bir etkisi olduğunu savunuyorum. Babalarla daha fazla vakit geçiren çocukların, özgüvenlerinin daha gelişmiş olduğunu bizzat dersine girdiğim bir çok öğrencide görüyorum. Bu yüzden bazen çocukların bensiz, sadece babalarıyla vakit geçirmelerini çok güzel buluyorum. Bu durum, aslında bazen bana da iyi geliyor. Sanki küçük bir mola vermiş gibi hissediyorum. Herkesin mutlaka bazı dönemlerde evinin küçük bir köşesinde yalnız kalıp, sessizce kitap okumaya, kahve içmeye ihtiyacı vardır. Bunun zamanlamasını da iyi planlayan eş, candır.❤️

20 Temmuz 2018 Cuma

Soğuk Kahve





Yaz tatili denince geç yatmak, geç kalkmak, güneş-deniz-dondurma üçlüsü, park ve eğlence akla gelen ilk kelimeler olsa da, çocuklar için tabii ki ara ara ders çalışmak da bu kavramların yanında olmalı. Dün akşam yine yorucu bir park gezintisinden sonra eve geldik. Banyo ve yemek faslından sonra, baktım çocuklar odada minik minik arabalarla oynuyorlar, çok da eğleniyorlar. Ben de, hemen bu anın keyfini çıkarmak için kendime güzel bir kahve yaptım ve dinlenmeye geçtim. Ama sen misin oturan! Daha kahvemden iki yudum almadan, bizimkiler oyundan sıkıldı ve  etrafımı sardılar. Yani çocuklar oyun oynarken onları sevgiyle seyrederek kahvemi yudumlamak hayali, gerçekten hayal oldu.😀 Bu durumu kurtarmanın en kolay yolu, onların önüne küçük bir uğraş koymak. En basitinden, başka bir oyuncak getireyim diye aklımdan geçirdim, ama biraz da küçük bir ders tekrarı olsa hiç de fena olmaz diye düşündüm. Bu yüzden hemen önümdeki minik arabaları aldım ve minik yapışkanlı kağıtların üzerine çarpma işlemi yazarak arabaların üzerine yapıştırdım. Sonra iki tane kağıt aldım ve birinci kağıda Eymen için çok basit bir otopark çizdim. Arabaların park edileceği numaraları da, arabaların üzerine yapıştırdığım çarpma işlemlerinin sonuçları olacak şekilde hazırladım. Eymen'den, hangi arabanın hangi park yerine ulaşacağını bulmasını istedim. Bu sayede, bu yıl öğrenmiş olduğu çarpma işlemini kısaca tekrar etmiş ve zihin jimnastiği yapmış oldu. Eren için ise diğer kağıdın üzerine düz ve zikzaklı çizgiler çizerek, arabayı bunların üzerinde sürmesini istedim. Bu sayede, el göz koordinasyonu ve dikkat gelişimini desteklemek istedim.  Tabi ben bunları hazırlarken, kahvem biraz soğumuş oldu, ama zaten anneler soğuk kahve içmez mi?















19 Temmuz 2018 Perşembe

Einstein ve Şoförü


Dünkü yazmış olduğum Yaratıcı Düşünme➡️ isimli yazımı tekrar okurken, aklıma uzun zaman önce okumuş olduğum bir hikaye geldi. İnternetten tekrar okuyayım diye araştırırken, onun da kısa bir  animasyonuyla karşılaştım. Kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. İşte yaratıcı düşünce bu. 👏👏