Deutsche Kinderbücher

Etiketler

20 Temmuz 2018 Cuma

Soğuk Kahve





Yaz tatili denince geç yatmak, geç kalkmak, güneş-deniz-dondurma üçlüsü, park ve eğlence akla gelen ilk kelimeler olsa da, çocuklar için tabii ki ara ara ders çalışmak da bu kavramların yanında olmalı. Dün akşam yine yorucu bir park gezintisinden sonra eve geldik. Banyo ve yemek faslından sonra, baktım çocuklar odada minik minik arabalarla oynuyorlar, çok da eğleniyorlar. Ben de, hemen bu anın keyfini çıkarmak için kendime güzel bir kahve yaptım ve dinlenmeye geçtim. Ama sen misin oturan! Daha kahvemden iki yudum almadan, bizimkiler oyundan sıkıldı ve  etrafımı sardılar. Yani çocuklar oyun oynarken onları sevgiyle seyrederek kahvemi yudumlamak hayali, gerçekten hayal oldu.😀 Bu durumu kurtarmanın en kolay yolu, onların önüne küçük bir uğraş koymak. En basitinden, başka bir oyuncak getireyim diye aklımdan geçirdim, ama biraz da küçük bir ders tekrarı olsa hiç de fena olmaz diye düşündüm. Bu yüzden hemen önümdeki minik arabaları aldım ve minik yapışkanlı kağıtların üzerine çarpma işlemi yazarak arabaların üzerine yapıştırdım. Sonra iki tane kağıt aldım ve birinci kağıda Eymen için çok basit bir otopark çizdim. Arabaların park edileceği numaraları da, arabaların üzerine yapıştırdığım çarpma işlemlerinin sonuçları olacak şekilde hazırladım. Eymen'den, hangi arabanın hangi park yerine ulaşacağını bulmasını istedim. Bu sayede, bu yıl öğrenmiş olduğu çarpma işlemini kısaca tekrar etmiş ve zihin jimnastiği yapmış oldu. Eren için ise diğer kağıdın üzerine düz ve zikzaklı çizgiler çizerek, arabayı bunların üzerinde sürmesini istedim. Bu sayede, el göz koordinasyonu ve dikkat gelişimini desteklemek istedim.  Tabi ben bunları hazırlarken, kahvem biraz soğumuş oldu, ama zaten anneler soğuk kahve içmez mi?















19 Temmuz 2018 Perşembe

Einstein ve Şoförü


Dünkü yazmış olduğum Yaratıcı Düşünme➡️ isimli yazımı tekrar okurken, aklıma uzun zaman önce okumuş olduğum bir hikaye geldi. İnternetten tekrar okuyayım diye araştırırken, onun da kısa bir  animasyonuyla karşılaştım. Kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. İşte yaratıcı düşünce bu. 👏👏

18 Temmuz 2018 Çarşamba

Yaratıcı Düşünme

Bugün çok güzel bir kısa film izledim. Filmin sonunda verilmiş olan düşünceye tam olarak % 100 katlıyorum diyemesem de, haklılık payı maalesef ki oldukça yüksek. Küçücük bir patlamış mısırı bile yüzlerce nesneye benzetebilen, ya da gökyüzündeki bulutlara bakıp tahmin edemeyeceğiniz kadar çok benzetmelerde bulunan bir çocuk, bir bakmışız ki, ne öğrendiğinin farkında bile olmadan, yapmış olduğu ezberlerin içerisinde kaybolmuş. Bu yüzden öğretmenlere çok iş düşüyor. Çocuklara öğrenmeleri gereken şeyleri ezberden ziyade, anlayarak zihinlerine yerleşmesini sağlayacak yöntemler bulmak ilk hedefleri olmalıdır. Tabii ki bunu, evde anne babalar da desteklemeli ve geliştirmelidir. Ben bu videodaki annenin tutumunu çok beğendim. Çocuğunu teselli ederken, bir yandan da ona çok güzel başarıya gidecek bir yol gösteriyor ve ona karşı olan inancını, güvencini gösteriyor.
Ayrıca çocuğun sınıf arkadaşlarının tutumu ise tam bir klasik örnek. Her zaman söylediğim gibi, çocuklar birbirleri karşısında çok acımasızlar. Kimi nasıl vurabileceklerini çok iyi bilirler. Bu yüzden çocukları hem böyle acımasız olmamaları için eğitmek, vicdani duyguları kalplerine yerleştirmek; hem de böyle bir durumla karşı karşıya geldiklerinde, duygusal durumlarının güçlü olabilmesi için psikolojik olarak hazırlamak gerekiyor. Tabii ki bu öncelikle evde, daha sonra okulda gerçekleştirilmeli. Yani ev sadece yemek yiyip uyuma alanı, okul da sadece 2 + 2 =4, H2O= su ... vb. bilgilerin edildiği bir kurum olmamalıdır. Çocukların yaratıcı düşüncelerinin her iki alanda da geliştirilmesi ve pekiştirilmesi gerekmektedir. 


17 Temmuz 2018 Salı

Yaz Güzel ☀️

Sıcak yaz günlerinde, çocuklarla yapılabilecek en güzel aktivite, dışarıya çıkıp bol bol yürümek, gördüğünüz parklarda duraklamak ve tadını çıkartmak, tabii ki en sonunda dondurmayla günü kapatmak. Hem masrafsız, hem eğlenceli, hem sağlıklı...

Konuşup zıplamaktan yorulan çocuklar, eve gelince güzel bir duş alıp, dinlenme moduna geçince; anne de kendine güzel bir Türk kahvesi yapıp, balkonda manzaraya karşı içecek. ☕️


 

 





16 Temmuz 2018 Pazartesi

Berlin Hayvanat Bahçesi



Hayvanların gerçek renk, boyut ve görüntülerini en yakından görebilmenin en güzel ortamı, tabii ki hayvanat bahçeleridir. Biz de dün çocuklarla birlikte, Berlin'deki büyük hayvanat bahçesini ziyaret ettik. Çok eğlenceli, eğitici; ama bir o kadar da yorucu bir gün geçirdik. Daha önceki yazılarımda da özellikle belirtmiş olduğum gibi, insanları sevmek için doğayı, bitkileri, hayvanları; kısacası tüm canlıları sevmek gerekiyor. Çocuklara bunları sevdirmenin yolu da, öncelikle hayvanları ve onların ne kadar değerli ve biyolojik denge için ne kadar gerekli olduğunu güzel bir şekilde anlatmak, mümkünü varsa göstererek tanıtmaktır. 
Yapmış olduğumuz hayvanat bahçesi gezisi; çocukların gözlem yapma becerisine, büyüklük-küçüklük kavramlarının zihinlerinde daha iyi yer etmesine, kelime dağarcıklarının zenginleşmesine ve dış dünyayla daha güzel etkileşime girebilmelerine çok büyük katkıda bulundu. Bunların yanında tabii ki, yaz tatilinin ilk günlerinden birini, çok mükemmel bir şekilde arkalarında bırakmış oldular.










14 Temmuz 2018 Cumartesi

Yaralı Çocuk ve Yara Bandı





Çocukların küçük parmak kaslarını geliştirmenin en güzel yöntemlerinden bir tanesi de yara bandı açmaktır. Bu işlem biz büyükler için çok kolay bir iş olarak görünmesine karşın, çocuklar için oldukça zor bir eylemdir. Yara bandını açarak ve bu açtığı bandı yapıştırarak çocukların parmak kasları epeyce gelişir. Tabii ki bunu monoton bir şekilde yapmak, çocuklara pek de heyecanlı gelmeyebilir. Bunu küçük bir oyunla desteklersek, hem heyecanlı, hem eğlenceli, hem de oldukça eğitici olabilir.
Bunun için ben hemen beyaz bir kağıda, yaralı bir çocuk resmi çizdim. Çocuğun her yarasını, farklı bir şekille belirttim. Bu şekillerin aynısını, yara bantlarının üzerine de çizdim. Eren'e hangi yara bandının hangi yaraya ait olduğunu bulmasını söyledim. Çok eğlenerek yaptı. Gerçekten de, yara bantlarını açmakta biraz zorlansa da, kendi kendine uğraşarak başardı. Bütün bantları yapıştırdıktan sonra, bu şeklimize bir de hikaye oluşturduk.
Ben Eren'e, "Bu çocuk neden böyle yaralanmış?" Diye sordum. O da bana "Galiba bisikletten düşmüş" dedi. (Sanırım bu sıralar bisikletle fazlaca oyalandığından, aklına hemen bisiklet geldi.) 
"Nereleri acımış?" Diye sorarak, kelime dağarcığının ne kadar geniş olduğunu kontrol ettim. "Omuz" haricinde hepsini bildi. Yani bugün bu aktivite sayesinde yeni bir kelime de öğrenmiş oldu. 
"Bantları yapıştırdıktan sonra iyileşmiş midir?" diye sordum. O da "Evet, iyileşmiştir. Artık acımaz." Diye cevap verdi ve küçük hikayemizi mutlu sonla tamamlamış olduk. 
Hazırlaması sadece 2 dakikamızı alan bu çalışma, çocuklar için gerçekten hem fiziksel, hem duygusal, hem de zihinsel olarak çok güzel bir aktivite.  Bu çalışma ile birlikte çocukların, başta da söylemiş olduğum gibi hem parmak kasları, hem el göz koordinasyonları, hem dikkatleri  hem de eşleştirme becerileri gelişecektir. Bu yüzden bu çalışmayı her anne-baba için tavsiye ediyorum. Gerekli olan malzemelerimiz ise, her evde bulunabilecek olan kağıt, kalem ve yara bandı. Yapacak olanlara "kolay gelsin" ve "bol eğlenceler" diliyorum.













FHXB

Yaz tatili geldi, karneler alındı. Şimdi sıra tatilde. Çocuklarla yapılabilecek en güzel kültür gezilerinin  başında tabii ki müzeler gelir. Biz bugün evimize en yakın, küçük ve çocukların ilgisini çekebileceğini düşündüğüm FHXB Müzesi'ni tercih ettim. Tercihimde de yanılmadığımı, oraya gittikten sonra iyice anladım. Çocuklar oldukça ilgilendiler ve epeyce de bilgilendiler.  Zaten hedefim de buydu. Hem eğlensinler, hem öğrensinler istemiştim. Müzenin ilk katında, bizim oturduğumuz semtin sokaklarının eski zamanlardaki maket hali vardı.  Oradan evimizin yerini bulduk ve şimdiki hali ile kıyasladık. Eymen için çok ilgi çekici oldu. Bazı yerlerin aynı kaldığını, bazı yerlerin ise oldukça değiştiğini çok güzel bir şekilde görmüş; küçük de olsa, bir tarih dersi almış oldu.





Müzenin ikinci katında sürekli yenilenen resim sergileri bulunuyor. Burada sergideki fotoğraflara bakıp, portrelerin kimlere ait olduğunu okuduk. Bu katta gördüklerimiz, hem benim, hem de çocuklar için güzel bir genel kültür bilgisi oldu.









Üçüncü katta ise yere çizilmiş olan kocaman bir Berlin haritası var. Bu haritada bazı noktalar numaralanmış. Bu numaralanmış noktalar ile ilgili tarihi bilgileri kulaklıkla dinlenip, bilgi sahibi olunabiliyor. Biz de öncelikle kendi evimizin bulunduğu noktayı,daha sonra Eymen'in okulunun
bulunduğu noktayı dinledik.  Oldukça akıcı bir dille anlatılmış olan bu bilgilerin bir çoğu, benim için de yeni öğrenmiş olduğum bilgiler arasına katıldı. Sanırım bu kat için 5-6 saat daha  gerekiyordu. Ancak  hem yorulan, hem de acıkan çocuklar için bugünkü gezimizi kısa tutmak zorunda kaldık.  En kısa zamanda, kaldığımız yerden devam etmek üzere müzeyi terk ettik. Berlin'i gezecek olanlar için
tavsiye ediyorum.